“Ânın Güzellikleri” Konseri Nobel İlaç Gösteri Sponsorluğunda Gerçekleşti

“Ânın Güzellikleri” Konseri Nobel İlaç Gösteri Sponsorluğunda Gerçekleşti
Sağlıkta olduğu gibi sanatta da sınırları aşarak ortak bir dilde buluşmanın değerine inanan Nobel İlaç’ın gösteri sponsorluğunda düzenlenen “Ânın Güzellikleri” konseri, müziğin iyileştirici gücünü bir kez daha görünür kıldı. İstanbul Müzik Festivali kapsamında gerçekleştirilen konser, İtalya’dan İran’a uzanan müzikal bir yolculuğu Kapalıçarşı’nın yüzyıllık hafızasıyla buluşturdu.

Bilim ve sanatın toplumsal gelişimin birbirini tamamlayan iki temel unsuru olduğuna inanan Nobel İlaç, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Müzik Festivali’ne verdiği desteği sekizinci yılında da sürdürdü. Festival kapsamında Nobel İlaç’ın gösteri sponsorluğunda gerçekleştirilen “Ânın Güzellikleri” konserinde müzikseverler, Kapalıçarşı’nın tarih ve hafıza yüklü atmosferinde geçmiş ile bugünü, Doğu ile Batı’yı aynı anda kucakladıkları eşsiz bir gece yaşadılar.

Nobel İlaç Onursal Başkanı Hasan Ulusoy ve Genel Müdür Dr. Oğuz Mülazımoğlu’nun da katıldığı konseri, Nobel’in paydaşlarının da aralarında bulunduğu 600’ün üzerinde sanatsever izledi. Bu yıl festivalin en özel etkinliklerinden biri olarak gerçekleştirilen “Ânın Güzellikleri” konseri, farklı coğrafyaların müzikal mirasını aynı sahnede bir araya getirerek dinleyicileri zamanlar ve kültürler arasında gezindikleri benzersiz bir yolculuğa çıkardı.

Asırlık Mekânda Zamansız Ezgiler Çınladı

Yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin, dillerin ve yaşamların kesişim noktası olan Kapalıçarşı, bu kez müziğin evrensel diliyle yeni bir anlatıya ev sahipliği yaptı. İstanbul’un çok katmanlı kimliğini bünyesinde taşıyan bu tarihî mekân, farklı medeniyetlerden beslenen ezgileri doğal bir uyum içinde ağırlarken, yaz gündönümüne denk gelen 21 Haziran akşamı bu deneyime ayrı bir anlam kattı. Yılın en uzun gününü en kısa geceye bağlayan akşamda gerçekleşen konser, Kapalıçarşı'nın yüzyıllar boyunca biriktirdiği kültürel hafızaya yeni bir katman eklerken, sanatseverlere müziğin sınırları aşan evrensel dilinin bir parçası olma imkânı sundu.

Festivalin bu yılki teması doğrultusunda kurgulanan “Ânın Güzellikleri”, geçmişi yalnızca korunması gereken bir miras olarak değil, her karşılaşmada yeniden anlam kazanan canlı bir kültürel birikim olarak ele aldı. İtalyan Rönesansı’ndan Osmanlı ve İran müzik geleneklerine uzanan repertuvar, farklı dönem ve coğrafyaların birbirini dışlamadan nasıl aynı estetik zeminde buluşabileceğini bir kez daha ortaya koydu. Her eser, yalnızca icra edildiği anda var olan ve dinleyicisiyle birlikte anlam kazanan eşsiz bir deneyime dönüştü.

Doğu ile Batı'nın ezgilerini ortak bir anlatıda buluşturan konserde setar virtüözü Kiya Tabassian tarafından kurulan Constantinople grubuna erken dönem müziğinin özgün yorumcuları arasında gösterilen Marco Beasley eşlik etti.