Osteoartrit İle Nasıl Başa Çıkılır?

Osteoartrit hastalarıyla kliniğinizde ne sıklıkla karşılaşıyorsunuz? Başlangıç evresinde mi yoksa ileri evrede mi daha çok hastalar hekime gelmeye başlıyor?

Osteoartrit, dünya üzerinde en sık rastlanan eklem hastalığıdır. Fizik tedavi pratiğinde de en sık rastlanan hastalıkların başında osteoartrit gelmektedir. Kıkırdaktan başlayan hastalık, zamanla sinovyal, meniskoid yapılar, eklem kapsülü ve peri-artiküler dokulara yayılabilmekte ve hastalarda ciddi dizabilitelere ve yaşam kalitesi kayıplarına neden olabilmektedir. Osteoartritte genel olarak evreleme radyolojik olarak yapılmakta. Buna göre, dört evreden bahsedilebilir. Bu konuda bir istatistik yapmadım ama tahminen erken evre hastalarımızın daha fazla sayıda olduğunu söyleyebilirim. Ancak pek çok geç evre hasta da bize başvurmakta.

 

Hastalar genellikle hangi şikâyetlerle size başvuruyorlar? Osteoartrit hastalığının hastanın yaşamı üzerine olumsuz etkileri neler?

Tahmin edilebileceği gibi, en önemli yakınma ağrıdır. Eklem ağrısı; genellikle hareketle, yürümekle, oturup-kalkmakla artar, dinlenmekle kısmen rahatlar. Çoğu hastada sabah yataktan kalktığında 20-30 dakika süre ile bir tutulma görülür. Hastalar merdiven inip-çıkma, eşya taşıma, temizlik, giyinme ve kendine bakım faaliyetlerinde zorlanabilirler. Hastalığın ilerleyen evrelerinde günlük işleri yapmak tamamen imkânsız hale gelebilir. Ağrının dışında, eklemlerde şişme, güçsüzlük-halsizlik, eklemlerden ses gelmesi, yürüme güçlüğü ve güçlüğü ve tüm bunlara bağlı depresyon görülebilir.

 

Osteoartrit tedavisinde hangi ilaçlar kullanılıyor? Bu ilaçların birbirinden farklılaştığı noktalar neler?

Alternatif tedavi seçenekleri nelerdir? n Osteoartrtit tedavisinde kullanılan yöntemleri, ilaçlı yöntemler ve ilaç dışı yöntemler şeklinde ikiye ayırmak mümkün. İlaçsız yöntemlerden belki de en önemlisi hastanın eğitimidir. Eklemin nasıl korunacağı, eklem çevresi kas ve diğer yumuşak dokuların nasıl daha kuvvetli ve sağlıklı hale getirilebileceği hastaya anlatılmalıdır. Hastalara güven telkin etmenin, hatta doktorun hastaya direkt telefon kontağı şansı tanımasının etkin bir yöntem olduğu anlaşılmaktadır. Eğer hastanın kilo fazlası varsa, bu konuda da mutlaka bir şeyler yapılmalıdır. Pek çok hasta ağrı nedeniyle hareket edemediğini ve bu nedenle kilo vermek şöyle dursun, daha fazla kilo aldığını söylemektedir. Böyle bir durumda hekime düşen görev, hastanın ağrısını bir şekilde kontrol altına almaktır. Aksi takdirde hastanın içine girmiş olduğu kısır döngüden çıkarılması çok zor olacaktır. Egzersizler, osteoartrit tedavi ve rehabilitasyonunun temel taşlarından biridir. Her hastaya uygun egzersiz farklı olduğundan, egzersiz de tıpkı ilaçlarda olduğu gibi uzman hekim tarafından kişiye özel olarak reçetelendirilmelidir. Bazı hastaların mobilizasyonunu artırmak için özel ayakkabılar ya da dizlikler gerekli olabilir. Benzer şekilde yardımcı cihazlardan (kanadyen baston, walker gibi) yararlanılabilir. Gerekli olan durumlarda fizik tedavi ajanlarının (TENS, tedavi edici ultrason, infraruj, sıcak paketler, lazer vb.) kullanımı hastaları rahatlatır, ağrı kontrolü ile daha kolay egzersiz yapmalarına olanak sağlar. İlaçlı tedavi yöntemleri arasında parasetamol ilk sırayı alır. İkinci aşamada kullanılan non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlara (NSAİ) göre yan etki olarak daha masum görünmektedir. Ancak pek çok hastada parasetamol ile ağrı kontrolü sağlamak zordur. Uzun süreli NSAİ kullanımının önemli yan etkileri de beraberinde getirdiğini biliyoruz. Bu nedenle bu tip ilaçlar çok uzun süreler kullanılmamalıdır. Glukozamin-Kondroitin preparatları böyle durumlarda bize yardımcı olabiliyor. Gerektiğinde Tramadol gibi zayıf opioidler, anti-depresan ilaçlar ya da nörotransmitter ilaçlar tedaviye eklenebilir. Eklem içi hyalüronik asit, ozon-oksijen ve PRP uygulamaları, seçilmiş hastalarda yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Tedavide son aşama cerrahi olarak etkilenen eklemin protez ile değiştirilmesidir ki bu girişim, en ileri evrede gündeme gelir.

 

Hastaların osteoartrit tedavisine uyumu nasıl? Ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Osteoartrit tedavisinde pek çok alternatif var ve zamana yayılan bir tedavi söz konusu. Bu nedenle hastaların hekimle olan diyalogu çok önemli. Bir güven ortamının oluşması şart. Bunun sağlanması için de hekimin ağrı ile başarılı bir mücadele vermesi gerekiyor. Hastalar özellikle egzersiz tedavilerine uyumda zorlanıyorlar. Aslında bu durum şaşırtıcı değil. Çünkü hepimiz için belli kurallara uymak zaman zaman çok zor olabiliyor.

 

Glukozamin-Kondroitin kombinasyonunu hangi hastalarda tercih ediyorsunuz? Diğer tedavilerden farkı sizce nedir?

Osteoartrit gelişiminde kıkırdak hasarı ilk ve temel sorundur. Diğer problemler bu başlangıç noktasının etrafında kümelenir ve bir süre sonra ağrının kaynağı eklemin tüm katlarına yayılır. Glukozamin-Kondroitin preparatlarını ülkemizde belki de ilk kullanan hekimlerin başında geliyorum. Glukozamin ve Kondroitin eklem kıkırdağında doğal olarak bulunan bileşenler. Kullanım mantığı; osteoartritle birlikte hasarlanan kıkırdağın onarımı ya da hasarın ilerlemesini önlemek için ortamda bu yapı taşlarının miktarının artırılması. Benim gözlemlerime göre, Glukozamin-Kondroitin kullanımı pek çok hastada kıkırdak doğasının korunmasına yardımcı olabilmektedir. Bu konuda pek çok bilimsel makale yayınlanmıştır. Hatta romatoloji alanındaki pek çok saygın kuruluş/dernek, osteoartrit tedavisinde Glukozamin-Kondroitin kullanımını yayınladıkları rehber metinlerinde önermektedirler. Ben de benzer şekilde bu preparatların, doğru hasta seçimi ve takip yapılarak kullanıldığında işe yaradığını düşünüyorum.